April 7, 2026

Batının tekrarı kaçıştır; bilinmez bir bavuldan sarkar: kararır kararlar,
6 kere dağılan geçmiş işareti,
tavlaya musallat.

batılın suyuna damlar nihayet, adı fısıldanan yoksul şaraplar.
kimi bavullar çoktan senindir,
tekerlekli tekerleksiz
kumaş veyahut hardcase,
indirgenmiş tuzaktır kaçışlar, seni kendine hapseden o bavullar içinde.

ne nolursa olsun yoldur iz bilen,
çıkınca aykırır kendini inden
simya dedikleri benin içinden
kimya da olsa olsa senden.

bilmem kaç kere unuttuğum hayat bana mahsus sırf yön bulmak dediler,
dikildiğim bir ağaç yalnızlığındaki şimdi; seçilmiş boşluğun sessiz uzaklığındaki dem pahasına kendini gerçekleştirir,
sırf çoğul hissedebilmek için, derler.

dur, pişt ayna,
hissettiğini kendine söylemeye çalış hadi gı ayıkla,
şeylere dair duyumunu her tarzda hissedebilir misin?
ben hissetmeyi bilmem, düşüme dahi zor bu iniltiler,
istem imkansız bana,
ama her şeye rağmen hayagücüm verir şeklimi;
beni yormadıkça yaşam kurulan her biri hayatın içinde akması için gerekli değişmazeleri,

ama yorgunum işte, açık bu, ne diye bilmem,
yorgunluklar aynıdır hep,
hiçlikler gündük,
kendilik gece gerilir,

kelimeler ise dokunabilinir nesneler
ve başlangıçlar da iradedışı:
ARZUM MİT YARATICISI.



 eski ben olmak üzerine


Hatırladığım şeylerden yalnızca istediklerimi tutuyorum,

çok bağırmam veya heyecanlı olmam o kadar dert değil

sesimin şimdiki kısıklığına tikeliyorum 

sonralarda geleceğine başında söyleyeyim, arada tırnak yemediğim zamanlar da oldu, zannım biraz kısa dahi de olsa bi şekilde, kurtulmuştum işte,

eski ben olmak üzerine söylenecek asıl şeylere başlamadan önce gevelemek mi yoksa, ne alakası var canım, eskilik de ne mi? diye bekliyorum klavye başında.

evet, bunu direk buraya yazıyorum, inanır mısın defterim solumda duruyor, önce onu eklime alıyorum,

bu sefer ideal kalemi bulmam da pek zaman almıyor, defter de çizgisiz ve uzun ince, anlayacağın tam istediğim şekilde,

miranda çalıyor arkada,

herşey ok,

bilgisayara yazmak isteme kararım da ok,

ama bu başlık bana sabah Nico'nun evindeki tuvalet aynasına bakarken geliyor,

bi işeyeyim diye gittiğim tuvaletten kendinden emin gibi de denilebilecek, bi enteresan eda ile ayrılmadan önce kendimle göz göze geliyorum,

cidden kendinden emin olunacak bi durum yok, yeni kalktık, kahvaltı falan yaparız,

duşa girmem, 

yani belki akşam girerim falan gibi bişey yataktan kalkarken düşünmüştüm,

o aynadaki bakış, kendinden emin gibi olmayan ama kendini gören o bakışla gelen bir cümle bu,

eski ben olmak üzerine de değildi tam, ama o anda not almadığım için unutuyorum,

şu anda tekrardan türetmem gerekiyor başlığı

eski ben ile ilgili aklıma hızlıca gelen şeyleri saymak istiyordum o anda,

ama ne önemi var aslında diye düşünmek şimdiye kalıyor,

acaba cümle tam olarak neydi?

eski ben olmak üzerine olmadığını onu şu anda bulduğum için biliyorum ama ihtimal yürütmekte zorluk yaşamam niye?

o da bir eski ben değil miyin en nihayetinde*

bir önceki cümle ve bu cümle yerine yazdığım ve sildiğim o cümleden kaynaklanan bir geri çekilme yaşıyorum yazdığım şeye,

cidden devam etmek, bazen etmemekle sonlanmalı.

bu da böyle.


i drink milk every day