Batının tekrarı kaçıştır; bilinmez bir bavuldan sarkar: kararır kararlar,
6 kere dağılan geçmiş işareti,
tavlaya musallat.
batılın suyuna damlar nihayet, adı fısıldanan yoksul şaraplar.
kimi bavullar çoktan senindir,
tekerlekli tekerleksiz
kumaş veyahut hardcase,
indirgenmiş tuzaktır kaçışlar, seni kendine hapseden o bavullar içinde.
ne nolursa olsun yoldur iz bilen,
çıkınca aykırır kendini inden
simya dedikleri benin içinden
kimya da olsa olsa senden.
bilmem kaç kere unuttuğum hayat bana mahsus sırf yön bulmak dediler,
dikildiğim bir ağaç yalnızlığındaki şimdi; seçilmiş boşluğun sessiz uzaklığındaki dem pahasına kendini gerçekleştirir,
sırf çoğul hissedebilmek için, derler.
dur, pişt ayna,
hissettiğini kendine söylemeye çalış hadi gı ayıkla,
şeylere dair duyumunu her tarzda hissedebilir misin?
ben hissetmeyi bilmem, düşüme dahi zor bu iniltiler,
istem imkansız bana,
ama her şeye rağmen hayagücüm verir şeklimi;
beni yormadıkça yaşam kurulan her biri hayatın içinde akması için gerekli değişmazeleri,
ama yorgunum işte, açık bu, ne diye bilmem,
yorgunluklar aynıdır hep,
hiçlikler gündük,
kendilik gece gerilir,
kelimeler ise dokunabilinir nesneler
ve başlangıçlar da iradedışı:
ARZUM MİT YARATICISI.