bu meslenin de bu şekilde ilerleyeceğini biliyordum,
bana bişeyler yazmanı ben istiyordum sene te 2008di.
sonra 2018 de keşke yazmasa der olmuştum, cidden dozu arttıkça ilerleyen sıkıcı sapıklığına dayanamıyordum ama bu sendin işte, bir yandan ne benimle ilgili vardı böyle oluşunun ne de seninle. sonradan her birini görmezen geldiğimde rayına oturdu iletişimimiz, çünkü asıl söylemek istediklerin aralarda gizlediklerindeydi. sen benim en çok inandıiım insanlardan biriydin, hep oradaydın, ve vardın.
2026a kadar sırf bu sebepten arada cevap verirdim arada vermezdim. Vermeyip vermeyip sonra gelir kaldığımız yerden devam ederdik, internetten tanıştığım ve bu kadar uzun süredir iletişimde olduğum tek kişiydin. yıllarca kilo aldığın için benimle buluşmadın, bu yaptığın en az saçma şeylerden biriydi ve umrumda da değildi, oradaydın, bu yeterli.
ama bu meselenin tam olarak bu noktada bu şekilde sonlanacağını bilip de hiç birşey yapamamanın gerçekliği, beyaz ekran gibi karşımda öylece, en güçlü duvar sanki.
peki ne oluyor, geceye yakınlaşırken, son anında, belki bir ihtimal mi? diyorsun.
ya da ne dememi isterdin? bilemeyeceğiz.
önce ismimi yazdın sonra "orada mısın?"
senden uzun süredir hiç bu kadar ciddi bir mesaj almamıştım.
ve klişedir ki bir daha da asla alamayacağım o son sorun ile orada kaldın. bu son sorunla orada öylece kalacağını bilsem cidden orada olurdum ben de, son bir kere de olsa, orada, cevabımla.
buradayım.
sana kaç kereler şiir yazdım? ya da hangi şiirin hangi cümlesine her şekilde sızmayı başardın. Mavi belki de sendin sahi.
söyleseler inanamayacağım şeyse kendini öldürmen ardından yazacağım bu boktan şeyin gerçekliğiyle beyaz ışık altındayım. Hayır ampulüm beyaz değil, tek ışık kaynağım ekran, evet sen öldün.
ağloıyor olmam, veya başka hiçbirşey, bu yazıyı cidden kötüleştirmiyor, bunu yapan sensin. üzgünüm. sana şiirler yazmayı, hikayelerimde karakter olmayı bıraktın çoktan, biliyorum, uzun sürmedi ama tam da yalnızca bu yazıyı olduğu gibi kötü yapmayı bana sen öğrettin, yalnızca en güzel cevapları hep sana verdiğim halde. en saçma sorularında da, yazılarında da, çektiğin filmler, veya küfürler, her zaman, en güzel cevaplarım senin diyaloğunda çıktı ve evet herşeye rağmen. bu oldu. o öldü. biliyordum, tahmin etmediğim tek şey son anında bana yazacağıydı. orada değildim, ve vereceğim cevap güzel olmayacaktı. bana sana kötü cevap vermekten alıkoyduğun o saat, orada olmamakla, sırf güzel cevaplarımla, sonsuza kadar, konuşma kayıtlarında, bulut olarak, varız. varım. ben varım, ve herşeyi okuyorum, tekrar tekrar, ne olursa olsun, o şiirler sanayken, bir yandan hiç birini sana okumamışken, bir yandan hayatımdan hiç çıkmadan. beyaz çarşaf altında, ekran başında, karşı karşıya, ilk günlerdeki gibi, ama konuşmadan.
önemi yok, hiç bir zaman da olmadı. hiç bir şey artık önemli değil bunny, üzgünüm. tüm vermediğim kötü cevaplar için.
18.07.2026
21.58